22 Mart 2017 Çarşamba

Sabah ısırdığım çikolatayı..

akşam bitirebildiğim şu günlerde.. 

Gülsem mi ağlasam mı bilemediğim şeyler oluyor. Bilgisayarım donmayı bırakırsa anlatacağım.


* Öncelikle evde şenlik havasıyla darbe havasının birbirine karışmış haliyle geçen bir hayatımız var. Anneannemin aklı dengesinin bir gidip gelmesi trajikomik olaylar yaşamamıza neden oluyor. 8 aylık bekar hayatından sonra bu bana bazen cennetten cehenneme düşmüş hissi verse de bazen cidden çok komik oluyor. Mesela anneannemin beni ve babamı tanımayıp kendince tuhaf hikayeler uydurduğu zamanlar.. En son anneme beni gösterip "Bu oğlan çocuğu kim?" diye sordu mesela. Bazen karşısında oturduğum halde "Elif nerde? Niye gelmedi?" diyor mesela. Açıklamak ve inandırmak epey zamanımızı alıyor. 

* Her sabah "Bugün rengin dünden daha solgun." diyen bir iş arkadaşım var. Eli elime değince soğukluğum yüzünden elektrik çarpmış gibi elini geri çeken, sonra da ısınayım diye elleriyle ellerimi ovalayan bir iş arkadaşım daha var. Bana dokunduğu zaman irkilip çemkirdiğim bir başka iş arkadaşım var. Bu sonuncusu ellerinin temizliğine güvenmediğim için oluyor. Çünkü yemek öncesi ve sonrası ellerini yıkama zahmetine girmiyor. Bir de lavabodan çıkınca ellerini sadece suyla yıkadığını bildiğim bir başkası var ki.. Aman Yarabbı! Yakında bu yüzden çıldırabilirim. 

* Ellerimi ısıtan iş arkadaşım hamile. 8. ayında ve doğal olarak kocaman bir karnı var. Hayatımda hiç hamile bir kadının karnına dokunmadım. Çünkü bu bana çok tuhaf geliyordu. Geçenlerde sabah kahvaltı yaparken bebeğin hareket ettiğini hissettiği anda elimi alıp karnına koydu. Heyecanım komedi filmlerini aratmayan cinstendi. (Abartıyorsun diyenlere gözlerimi deviriyorum. Çünkü bu dünya için küçük benim için büyük bir mesele.) Ama gelin görün ki, benim elim değdiği anda bebek hareket etmeyi kesti. Ve bu bir kez değil, defalarca oldu. O bebek benim elimi hissettiği anda hareketi bırakıyor. Sanki o mucizeye tanıklık etmemi istemiyormuş gibi. :(

* Bu aralar rüyalarımda bir tarafıma çölü diğer tarafıma denizi alıp yürüyorum. Ya da bir tarafıma yıkılan evleri diğer tarafıma yine denizi alıp yürüyorum. Ama sadece yürüyorum, yolun sonuna varmaya çalışır gibi. Sonra da sabah ölü gibi uyanıyorum. Rüya yorumlayabilen birileri varsa hayrına bir yorumlasa ne güzel olur. 

* Saçlarımın son halini görür görmez bana Lamina ismini takan arkadaşıma da burdan selam olsun. (Evet, maalesef beslemelere benziyorum.) Not: Biliyorum okuyorsun. Hala bekliyorum.

* Başlattığım oyunun bu haftaki pusulasında daha önce izleyip çok etkilendiğiniz bir filmi yeniden izleyin demiştim. Etkilendiğim o kadar çok film var ki, hangisini izleyeceğime karar veremedim. Hala düşünme aşamasındayım. Bir de bana film önerseniz, ne güzel olur. Bu ara izleyecek film bulamıyorum.

* Ve son olarak, aslında bu yazı bir reklam yazısı olacaktı ama hazır gelmişken biraz yazayım dedim. Şimdi reklamlar:

24-26 Mart arası Harbiye'de Chocolate Show Turkey isimli bir çikolata festivali olacak. Etkinliği düzenleyen kişi daha önce beraber çalışma şansına eriştiğim bir büyüğüm. Organizasyonun hazırlık aşamasında çok yakın bir arkadaşım da bulunuyor. Beni de davet ettiler ancak hem işlerin yoğunluğu hem de dinlenmeye ihtiyacım olduğundan ben katılamayacağım. Giriş ücretli (30 TL) ancak detayları bildiğim için etkinliğin güzel olacağını söyleyebilirim. Festival programıyla ilgili detaylara ve biletlere bu linkten ulaşabilirsiniz. 

Arkadaşım hafta sonu beni çikolata ve şekerleme fotoğraflarıyla taciz edecek ve içten içe gitmediğim için pişman olacağım biliyorum ama ben bir sonraki hafta için pazar günü evde yatıp enerji depolamayı planlıyorum. Ama siz kaçırmayın bence. :)

* Bir de şunu yapmayı çok istiyorum. Domates yerine yumurta da olur.

https://www.youtube.com/watch?v=0pf5tNT0dto

Kapanışı yaparken; o başlıkla bu yazı ne alaka derseniz inanın ben de bilmiyorum. 

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder