28 Ekim 2016 Cuma

#PoyrazKarayel -Ep4

Sinan: Bir insan aşık oldu diye bu kadar üstüne gidilir mi? 
Poyraz: Gidilir oğlum, gidilmez mi? Gidilir tabi. İnsan zaten aşık oldu diye üstüne gidilir. Aşık olmak nasıl bir şey biliyor musun? Gökten bela yağdığını düşün, kaçacak saklanacak hiçbir yerinin olmadığını düşün işte aşk öyle bir şey. 

~~

Poyraz: Gitme! Demek çok zor tabi. 
Ayşegül: Kal desen? Kalamam zaten.
Poyraz: (Hep bu zatenler keşkeler mahvetti aşkları.)
Ayşegül: Yok yani, olmuyor. Gitmem gerek. Benim babamdan uzaklaşmam gerek. Burada bir hayatım yok. Aşık olamıyorum, sevemiyorum, bağlanamıyorum. Hayatımda sadece acı var, korku var, nefret var. Güçlü görünüyorum değil mi? Güçlü falan değilim ben, güçlü de olmak istemiyorum, Güçlü de olmak istiyorum ama artık mutlu da olmak istiyorum. Ki o da burada mümkün değil. Hayatım boyunca kendime yalanlar söyledim. Olmadığım biri gibi göründüm. Bir şey söyle.
Poyraz: (En güzeli sessizlik. Bazen konuşmaktan çok daha fazla şey anlatıyor.) Kaçmak neyi çözecek ki?
Ayşegül: Ben kaçmıyorum. Tamam kaçıyorum ama mecburum. Sen anla bari, kimse anlmıyor beni bari sen anla.
Poyraz: Neye mecbursun sen Ayşegül, neye mecbursun? Bak benim hayatım bitti. İtibarım beş paralık oldu kaçmadım. Evladımı elimden aldılar, mesleğimi elimden aldılar, hayatımı aldırlar yine kaçmadım. Sen neye mecbursun bi' anlat bana ya, neye mecbursun? Hadi.
Ayşegül: Anlamıyor musun ya? Ben nefes bile alamıyorum artık. Bu ülkeden gitmem gerek.
Poyraz: Sen Londra'ya değil Madagaskar'a bile gitsen aynı şeyleri yine yaşayacaksın, aynı şeyleri yine düşüneceksin, aynı acıları çekeceksin.
Ayşegül: Sen nerden biliyorsun?
Poyraz: Biliyorum işte. Kardeşinin mezarı senle beraber Londra'ya gelmeyecek mi sanıyorsun?
Ayşegül: Kardeşimi karıştırma, sakın.
Poyraz: Bak ben bu hayatta tek bir şey öğrendiysem o da ne biliyor musun? Neden kaçarsan kaç, ne kadar kaçarsan kaç, eninde sonunda elbet bir gün karşına çıkacak. Hem de bu sefer arkadaşlarını da alıp gidecek. (Kaçmak belki de tek çıkış yolu.) Karar senin tabi gitmek istiyorsan, git.. (Allah benim belamı versin ya!)
Ayşegül: Başka çarem yok.
Poyraz: Bence kalbinin sesini dinle ya.
Ayşegül: Sen bilmezsin, benim kalbim bile bana yalan söyler ona bile güvenmiyorum artık.
Poyraz: Yani..
Ayşegül: Yani, gidiyorum. Böylesi herkes için daha iyi. 

~*~

Poyraz: Dünyanın hiçbir yerinde böyle rezalet görülmemiştir. Az gelişmiş aşklar ülkesi olarak dünya milletleri arasında ön sıraları işgal ediyoruz. Birleşmiş Milletler istatistiklerine göre ancak Nijerya ve Gana bizden daha az gelişmiş. Aşık olma oranı yüz binde kırk iki. Aşkta geriyiz de başka şeylerde değil miyiz sanki? Yalnız trafik kazalarında birinciyiz. Buyrun bakalım, binde dört nokta iki. Gururumuza dokunuyor. Emniyet genel müdürlüğünün tespit ettiğine göre, yüz yirmi altı bin sekiz yüz bakıp da iç geçirme, kırk dört bin otobüste ya da dolmuşta hafif temas, dört bin iki yüz peşinden gidip de vazgeçme, sekiz yüz elli eve kadar izleme ve on dört bin yedi yüz uzaktan aşık olmak ve sadece -bu sayı kesin- sekiz yüz on dört ümitsiz aşk olayı kaydedilmiş.

(Oğuz Atay - Tutunamayanlar) 

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder