10 Mart 2016 Perşembe

Grave of the Firelies / Ateşböceklerinin Mezarı

"Ateşböcekleri neden ölmek zorunda?"
Studio Ghibli'den çıkmış olan 1988 yapımı Ateşböceklerinin Mezarı, 2. Dünya Savaşı sonrasında Japonya'da geçiyor. Bombalanan Kobe şehrinde hayatta kalma savaşı veren Seita ve küçük kız kardeşi Setsuko'nun akıllara durgunluk veren hikayesi, izlerken salya sümük ağlatan cinsindendi.


Filmin başında Seita bir istasyonda ölür ve ruhu kız kardeşinin ruhuyla bir araya gelir. Film süresince de bu iki kardeşin ölüme nasıl sürüklendikleri izleyiciye sunulur. 


Annelerinin ölümüyle birlikte, bir akrabalarının evinde kalmaya başlarlar. Ama ne akraba! Orda gördükleri zulüm karşısında dayanamayan Seita kardeşini de alır ve şehrin dışındaki bir sığınakta kalmaya başlarlar. Ve savaşın gerçek yüzü de işte o sahnelerde anlaşılır. 


Tüm bunların gerçekten yaşandığını bilmek filmi daha da çarpıcı ve etkileyici yapıyor. Özellikle sonlara doğru filmi izleyenlerden ağlamayan var mıdır çok merak ediyorum. Hala izlemeyenleriniz varsa mutlaka ama mutlaka izleyin diyorum. Keşke daha önce izleseydim dediğim filmlerden biri oldu.

4 yorum:

  1. Seneler evvel izlemiştim, üniversitedeydim ozamanlar, ne ağlamıştım ya salya sümük . Anılar anılar oldum yazını okuyunca :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. :) Bu filmden etkilenmeyen yoktur sanırım. Unutulmazlarım arasına girdi.

      Sil
  2. Öff geldi yine bu film :D Şöyle ki, bu filmi izlerken ben de herkes gibi komaya girdim. Bir film bu kadar mı ağlatır insanı ? Ve zihnimden silmeye çalıştım yıllarca. Fakat burada görünce yine bir hüzün bastı :) Çok güzel bir film.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Kesinlikle çok güzeldi. En etkileyici animasyon film olarak tarihe geçmiş. Bence kolay kolay da unutulacak bir film değil. :)

      Sil