29 Haziran 2015 Pazartesi

İçim..

Susmuyor içim,
Susmuyor.



İçimde bir gitmek telaşıyla,
Yollara düşmek diler,
İçim, ey içim,
Düşüp yollara yok olmak ister..

Bir tren camından dünyayı seyre dalar,
Bulutlara uçmak ister..
Uzanıp yıldızlara, 
Geceyi avuçlarına almak ister,,

İçim,
Çoktan terketmiş içimi,
Gurbete yol almış,
Nereden geldiğini bilmez
Ama nereye gittiği bellidir.
Aradığı pek tabii kendi vuslatıdır.

Vuslatının aynı zamanda gurbeti olduğundan bi' haber,
Varılmaz ve de dönülmez olan aynı adrese ulaşmaya çalışır..

https://youtu.be/rZ0TcIN7uvQ



23 Haziran 2015 Salı

Martılar?

Bilmem hatırlar mısınız ya da izleyeniniz var mıdır? 
1963 Abd İngiltere ortak yapımı The Birds filmi vardır.
Film bize kuşların çok da masum yaratıklar olmadığının bir kanıtı gibidir adeta. 
İzlediğimde ortaokula falan gidiyordum sanırım. Filmden o kadar etkilenmiştim ki, uzun süre kuşlardan korkarak yaşamıştım. 

Mesela filmin bu sahnesi çok ürkütücüydü:

https://youtu.be/GwH06C5fshc

Sonra bir de Zülfü Livaneli'nin Son Ada isimli kitabı vardır. Bilmem okuyanınız var mıdır ama o kitap da benim için bir süre kabus görevi görevi görmüştür. Aslında kitabın gerilimle hiçbir ilgisi yok yalnız kitaptaki martıların ürkütücü olduğu gerçeği kimse inkar edemez bence.

Peki ben gecenin bu saatinde neden bunları anlatıyorum?
Şimdi bu merakınızı gidereceğim.
Bir süredir evimizin üzerinde martılar dolaşıyor.
Siz sanmayın ki, biz denize karşı bir evde oturuyoruz. İstanbul'un denize en uzak semtlerinden birinde oturuyoruz. Ama bir süredir mahalle sakinleri olarak martı sesleriyle uyanıyoruz.
Özellikle de biz ve hemen yan binamız.
Ahh, şimdi "daha ne istiyorsun?" diyenler olabilir, ama henüz hikayenin devamını anlatmadım.
Biz mahalle sakinleri olarak martıların geçerken uğradığını düşünüyorduk, bu nedenle bir süre umursamadık. Ama sonra işin rengi değişti. Çünkü martı sesinden dolayı sabah 4'ten sonra bölünen uykular artık rahatsız edici olmaya başladı. Ve geçen gün babam merakına yenilip, binanın çatısına çıktı.
Çıkmaz olaydı!
Çatıya çıkıp, yan binanın çatısına şöööyle bir göz atayım demişti ki..
Bir anda martı saldırısına uğradı!!
Film anlatmıyorum, abartmıyorum, şaka yapmıyorum!

Meğer, martılar komşumuzun çatısına yuva yapmış ve yumurtlamışlar!
Babamın merakı da onlar için bir tehdit gibi gelmiş olmalı ki, savunmaya geçmişler.
Neyse ki babam, uyanık davranıp hemen uzaklaşmış.

Ama şimdi sorarım size, 
bu martıların denize kıyısı olmayan semtimizde ne işi var?
Neden yumurtalarını bizim çatımıza bıraktılar?
Küresel ısınma dedikleri şey bu mu?
Dünyanın dengesiyle kim oynadı?

Ya bana da saldırırlarsa!?

21 Haziran 2015 Pazar

Unuttuk!

Şu hayatta bugün varız yarın yokuz.
Ben mesela bugün varım ama yarın bakalım olacak mıyım?
Bir an ötesine garantimiz yokken,
bu dünya telaşı, kalp kırma savaşı neden?

Twitterdan dünyayı yöneten patronlar,
Facebooktan baş sağlığı dileyen dostlar,
Instagramda bir dünya markası olan elitler ya da elit gibi görünenler,
Neyin telaşındasınız allasen?
Bu dünya kimseye kalmayacak!
Sana bana ona hiç kimseye!

Unuttuk!
Aldığımız nefese, gördüğümüz göze, duyan kulağa,
yediğimiz yemeğe, içtiğimiz suya,
insanları sevecek şefkat duyacak bir kalbe 
ve Rabbimin kullanalım diye verdiği akla şükretmeyi unuttuk!

Unuttuk!
Rabbimin verdiği o aklı iyi şeyler için kullanmayı,
fitneye fesata kıskançlığa hasete bulaştırıp kirlettiğimiz kalbimizin 
asıl amacının sevmek olduğunu unuttuk!

Unuttuk!
Kardeşçe yaşamayı,
Sevmeyi,
Paylaşmayı,
Ayıplarımızı örtmeyi,
Yaralarımızı sarmayı,
Biz insanlığımızı unuttuk!

Şu mübarek günlerde, 
kalbimizin saf kalmış o ufacık yanıyla Rabbimize dua edelim.
Unuttuklarımızı bize hatırlatması için..
Hep birlikte dua edip, dualarımıza amin diyelim.

Rabbim hepimize hidayet versin.
Bizlere merhamet etsin.

4 Haziran 2015 Perşembe

Okursever Mekan ile Merhaba!

Merhaba!
 
Sizleri Okursever Mekan ile tanıştırayım:


İki kitap sever arkadaşımın kitapları ile okursever mekanları keşfe çıkmasıyla başlayan yolculuğu ve diğer sürprizler için Okursever Mekan'ı takibe alın derim. :)