11 Aralık 2015 Cuma

Açık Öğretim vs.

Hazır yarın açık öğretim sınavları varken bir yazı yazayım dedim. 

Şimdilerde bu açık öğretim mevzusuna takmış durumdayım. Çevremde herkes açık öğretimli. Aslında bu kadar takılmazdım ama işte aöfden mezun olduktan sonra önemli mesleklerde çalışma hesabı yapanlar var. Mesela öğretmen olmayı planlayanlar var. İşte bu noktada işler akıl almaz bir hal alıyor. 

Açık ilköğretim, açık ortaöğretim, açık lise, açık öğretim fakültesi böyle gidiyor. Bunların hepsini yapabilenleri çok taktir ediyorum. Hem açık öğretim hem de örgün öğretimde okumuş biri olarak açık öğretimin hiç de düşünüldüğü kadar kolay olmadığını söyleyebilirim. O yüzden okul yüzü görmeden bütün eğitim hayatını açıktan bitirenlere sonsuz saygı duyuyorum. Ancak, (evet orda bir ama var) hakkını vermeden, sadece içi boş ezber yoluyla bu yoldan geçenler maval okumasın, çok rica edeceğim. 

Öğretmenlikten açtığım konuyu kendi mesleğime getireceğim, yani muhasebeciliğe. 

Muhasebe mesleğinin hafife alındığını düşünen bir ben miyim, bilemiyorum. Ama son zamanlarda bu düşünceyi acayip benimsemiş durumdayım. Düz lise okuyup, açık öğretimden işletme, iktisat, maliye gibi bölümlerde okumuş ya da dediğim gibi bütün öğrenim hayatını açık öğretimde yapmış, sonra gelmiş muhasebecilik yapmaya soyunmuş. Bu arkadaşlar muhasebeci olamaz demiyorum, yanlış anlaşılmasın. Sadece gerçek anlamda muhasebeci olabilmeleri için 40 fırın ekmek yemeleri gerekir diyorum. 

Muhasebe öyle bir meslek ki, tıpkı akademisyenler gibi, sürekli öğrenme, okuma araştırma takip etme gerektiriyor. Yani güncel olmak zorundasın, çünkü değişime açık bir meslek. Aynı zamanda da bir altyapı istiyor. Altyapın olmazsa, ne yaptığını bilmeden yorumlayamadan ezbere iş yaparsın. Ki muhasebecilik kesinlikle ezber işi değil. Açık öğretimden mezun olmuş arkadaşlar geliyor, muhasebe dersi gördüm diyor (evet, aöfnin derslerinde var) ancak daha faturanın, irsaliyenin, tahsilat ya da teydiye makbuzunun, senedin, çekin ne olduğundan bir haber. Bundan da geçtim, evrağı okumayı bilmiyor. Çok zor değil, okuma yazma bilen herkes evrağın üstündeki kocaman yazılmış FATURA ibaresini okuyabilir. Hiç muhasebe okumanıza gerek yok, alışverişlerde aldığınız fişlerin, kart çekimi sonunda verilen sliplerin ne olduğunu bilirsiniz. Sadece biraz dikkat etmeniz yeterlidir. 

Bu yazıyla açık öğretimlileri yermiyorum, sakın yanlış anlaşılmasın. Ben ticaret lisesi, muhasebe önlisans, açık öğretim iktisat lisans mezunuyum. Yani çok ahım şahım bir eğitim hayatım yok. (ahım şahım eğitim hayatım yok derken yanlış anlaşılmasın, lise ve önlisansı dereceyle bitirdim (burda yazar kendini övdü)) Ancak ben işimi seviyor ve önem veriyorum. Çaba harcıyorum ve hala öğrenme peşindeyim. Muhasebede hiçbir zaman "tamam ben oldum, artık bu işin ustasıyım" diyemezsiniz. Çünkü daha önce de dediğim gibi yeni bir şey çıkar ve en usta muhasebeci bile orda bir durur. 

Demem o ki; iyi güzel açık öğretim okuyorsunuz da, bir kaç soru ezberleyerek mezun olduğunuz o okullardan sonra yapacağınız işe dikkat edin. O okullarda bir şey öğrenilmiyor (kimse bunun aksine beni inandıramaz), sadece diploma sahibi oluyorsunuz. Fakültede kafa patlatmış insanlar var, eğitim hayatına gecesini gündüzünü katmış insanlar var. Açık öğretimin hakkını verebilmişseniz ne ala, ama sırf üniversite mezunu olmak için ezberle aldığınız o diplomalarla özen isteyen, bilgi isteyen mesleklere sulanmayın ne olur. İlle de yapacağım diyorsanız da, sıfırdan başlayıp iyi bir yere gelmek için uzun bir yol kat edeceğinizi bilerek yola koyulun. Çok uzun zamana ve çabaya ihtiyacınız olduğunun bilincinde olun. Kimsenin hakkını gasp etmeyin. 

Kalın sağlıcakla.

7 yorum:

  1. Her şey öğrenci mavi kartı için Elif :) Yani benim için öyle :)
    Bu arada bende okulda ( örgün olanda :) ) muhasebe dersi gördüm 100 kasa 153 ticari mal.. yapabilir miyim sence ?
    Çok güzel çok da doğru yazmışsın.Ama şöyle de bir durum var; çıkmış soruları çalışmakla geçebildiğin bir sistemmiş bu sistem.Öyle diyorlar,bunu teyit edeceğim ya da çürüteceğim.Bekle beni :) Yarınki sınav sonucunda belli olacak :)Kalp

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Sen her türlü yaparsın canım. Tek düzen hesap planını biliyorsun işte daha ne. :) Aöfde çıkmış soru sistemi vardı ama son bir iki yıldır bu durum değişti diye biliyorum. İnşallah hala devam ediyordur da senin de işine yarar. :) Bu arada yalnız değilsin, çoğu kişi o öğrenci kartı için Aöfde.:)

      Sil
    2. valla devam etmiyorsa zirvede bırakıyorumdemektir :) Açık Öğretim kendi düşünsün

      Sil
  2. bende aöf okuyorum ama bir meslek için sadece dgs için :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. :) dgs ile nereye geçiş yapmayı düşüyorsun?

      Sil
  3. açıktan uni değil de ilkokuldan sonra belirli bir nedenden ötürü büyük ihtimalle yokluktan okumamış sonradan şart değişince açıktan okumaya başlamış insanlara hayranım, hayatından şikayet etmeyip bana bu imkanlar verilmedi diye ahlanıp sızlanmaktansa hayatı için çaba sarf ediyor ve gerçekten örgün çok daha zor, böyle olmasa liseyi bitirebilir miydim bilemiyorum :)))
    bazıları da çekirdekten yetişip sona bir de belge için açık öğretim okuyorlar ki çekirdekten yetişen muhasebeci de çoktur sanıyorum ama senin derdin bunlarla değil. ama bana da o fatura okuyamayan zaten işinde sebat edemeyecektir gibi geliyo yani bin tane bitirsin isterse. he örgünlerde yok mu illa ki var, işe girince birinin muhakkak elnden tutması işi öğretmesi gerekiyor.
    hafife alınan stajlarını naylon yapmışlarsa bir de.
    sınav bu hafta mıydı gecen hafta mı? öğrencilerimize başarılar ;)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Zaten örgünde okuduğun zaman da işin pratiğini öğrenmen için staj görüyorsun. Ondan sonra da bir süre çalıştığın yerde işi öğrenme sürecin oluyor. Çünkü dersini almış olsan bile uygulamada durum değişiyor. O naylon staj olayını hiç açma zaten. Evinden mali müşavirlik stajı yapanları biliyorum. Her meslek kendine göre zor. Ama biraz çaba ve istekle çözülmeyecek öğrenilmeyecek iş yok bence. ;)

      Sınav geçen haftaydı bu arada. :)

      Sil