7 Mayıs 2014 Çarşamba

İtinayla saçmalanır! :)

Bir kaç gündür bloguma bir yazasım var bir yazasım, sormayın gitsin!
Takip ettiğim bloglara sesleniyorum: OKU OKU BİTMİYORSUNUZ!
Sizin yazılarınızı okumaktan kendi bloguma yazmaya fırsat bulamıyorum.
Ne zaman bir şeyler yazmak için bilgisayarın başına geçsem, hiçbir şey yazamadan saat gece yarısını buluyor ve ben bilgisayarı bir kelime dahi yazamadan kapatmak zorunda kalıyorum.
Örnek; önceki akşam bloguma kitap yorumu yazmak için bilgisayarı açtım. Sonra kim ne yazmış diye bakarken Güven'in şu yazısını da okuyup öyle yazarım dedim. 
Ve sonuç: filmi izleyip bilgisayarı hiçbir şey yazmadan kapattım. 
Tehlikenin farkında mısınız?
Geçenlerde bana "Dost, son zamanlarda pek yazmıyorsun.." diyen sevgili dostum Eyüphan'a da burda cevabı vermiş olayım. 
"Okumaktan yazmaya sıra gelmiyor Dost!" 

*

Malumunuz bir reklam şirketinde muhasebeciyim. 
(Bu mesleği seçtiğim güne 'naleet' olsun! :') )
Yaklaşık 6 aydır bir firmadan tahsilat alamıyorum. 6 ay!! Dile kolay..
Sürekli bir mail trafiği, şu gün ödeyeceğim, bugün ödeyeceğim, muhasebeye talimat verdim vs. 
Sallıyor yani, farkındayım. 
Bu tarz firmalarda son çare reklamı veren pazarlamacıları sms ile taciz etmeye başlıyorum.
(Dikkat: Burda tahsilat tiyosu verdim.Yazın bir kenara ilerde lazım olabilir. :P)
Neyse, bugün son çare olarak da bu firmadaki ilgili kişiye gayet terbiyeli bir mesaj attım.
"Borcunu öde yoksa adamlarımı yolluyorum! ...kollasan iyi edersin!" :P değil tabi ki.
Ben öyle şeyler yapmam. Hanım hanımcık kızım ben.
Neyse, göndermiş olduğum gayet terbiyeli mesajımın ardından cevap olarak bir mesaj aldım.
"Elif Hanım, şimdi de mesajla mı taciz etmeye başladınız..." bla bla bla
Olduk mu size tecavüzcü Coşkun'un muhasebeci kız versiyonu!?
Ben de sinirler gerilir, reklam müdürümüzde sinirler tavan yapar derken, beni aldı mı bir gülme. 
Sinirler laçka oldu diyorum da kimse inanmıyor. 
Reklam müdüründen aldığım destek ve gazla cevap gediğine oturtuldu. 
Sonuç ne oldu derseniz? 
Onu da cuma günü öğreneceğiz. :D

*

Şirkette kullandığımız telefonların operatörlerini değiştirelim dedik. 
Sonuçta tasarrufla kalkınıyor bu şirketler. 
Günlerce görüşmeler, toplantılar derken sonunda birinde karar kıldık.
O taahhüt evraklarına imzayı attığımız güne 'naalet' olsun!
Müşteri memnuniyeti sıfır!
Yapılan işlemler sürekli hatalı!
Bir hafta olmadı daha beni çileden çıkardılar ve hala sorunları çözebilmiş değiliz.
Bir de bizimle ilgilenen adam bize trip atıyor. 
Bir görseniz. 
Çok güldüm çok. Bundan patronumun rolü büyük. 
(Bu kadar gülmenin sonunda, bir ağlama nöbetim olacak gibi (belki yarın belki yarından da yakın cuma) ama hadi hayırlısı)
Turkcell'in gözünü seveyim. 
İyi ki, kendi şahsi hattımı vakti zamanında Turkcell'den almışım. 
Evet pahalı ama en azından bir şey olduğunda icabına kolaylıkla bakabiliyorum.
Şimdi reklamın iyisi kötüsü olmaz diyorlar. 
İyisinin reklamını ben yaptım, kötüsünü siz anlayın. 
Operatörün adını yazmak istemiyorum, çünkü o etiketle sayfama gelinsin istemiyorum.
Ne alaka diyeceksiniz, manyak mısın da diyebilirsiniz tabi.
Ben de size evet manyağın tekiyim diyebilirim.
No problem! :D

*

Şirkette yaprak dökümü var.
Hep diyorum kendime, çalıştığın iş yerinde kimseyle gönül bağı kurma Elif diye.
Ama söz dinleyen kim?
Anlaştığım, beni anladığını düşündüğüm, onu anladığımı düşündüğüm,
Benim gibi olduğuna inandığım, sevgili arkadaşım Ayşegül gidiyor..
Ayşegül;
Şimdi karnım acıktığında, canım tatlı bir şeyler çektiğinde kimin masasını karıştıracağım?
Kuryede sıkıntı çıktığında, fuarlar için aradıklarında, başıma bela açtığımda bana kim yardım edecek?
Üst katın kapısını kime açtıracağım? 
Kiminle gülme krizine gireceğim?
İiiviit! Cevap ver!
Ayşegül mahvettin beni! 
O kadar kişinin çıkışını yaptım ama en zoru seninki olacak bil bunu!
Eğer işten ayrıldıktan sonra bağlarımızı koparırsan, ağzını burnunu kırarım senin!
Nokta.

*

Şimdi gelelim bu yazıya başlamadan önce yazmayı düşündüğüm yazıya..
Yani Kamera Arkası'na. :D
Önce Nabrut yazmıştı, sonra Damla yazmış, ben yazmasaydım eksik kalırdım. Olmazdı. :P

Gözlere Dikkat: Görüntü Kirliliği! :D 



Şu an kulaklığımda çalan şarkı; Bruno Mars - The Lazy Song
Psikolojimin dibine vurmuş durumdayım! :D

Normalde bir Başak burcu olarak aslında hiç böyle dağınık değilimdir. :P 
Ama bu aralar saldım kendimi, bu yüzden sürekli annemden azar işitiyorum.
Ama ne yapabilirim. Bu hafta sonu Ales var, 2 ay sonra da Kpss.
Ortalıkta testler, ders notları, okuduğum ve yorum yazmam gereken kitaplar derken..
Masanın üstündekiler yalnızca, ertesi gün eve çocuk gelecekse yok oluyor Sonra itinayla aynı dağınıklığına geri dönüyor.
Başka türlü kim dokunursa kıyamet kopuyor.
Çünkü son zamanlarda dağınıklığım benim düzenim halime geldi.
Aradığımı, nerde kaldığımı ancak öyle bulabiliyorum. 
Kafa bi' milyon!

Merak edenler için, bilgisayarı çok nadir bu şekilde masa başında kullanıyorum.
Genelde yatağımda daha rahat olduğum için, orda takılıyorum.
(zaten 10 saat sandalyede oturuyoruz, rahat yer görmesi lazım. anladınız siz onu) :D
Bilgisayarımın masaüstü fotosu 1 ocak 2012 tarihli bir foto. 
Geleneksel, yılın ilk günü buluşmasından. :)
2014'teki buluşmaya katılamasam da 2015'ten umutluyum.
Bu da onları ne kadar özlediğimin..

Gözlüklerimi şirkette unutmuşum.
Eski gözlüklerin de bir işe yaradığı yok.
Gidiyorum ben.
Blog okumaktan fırsat kalırsa, okuduğum kitaplar ve izlediğim filmlerin de yorumunu yazarım bir ara.
Kalın sağlıcakla. 


15 yorum:

  1. oturup yazmaya başladığın bir gün peş peşe yaz ve kaydet, yoksa gerçekten ben de okudukça okuyorum ve yazmaya fırsat gelmiyor, genelde haftanın bir günü yazabiliyorum ki düşün ben neredeyse her gün yazı giriyorum :D
    ilham geldiğinde kaçırma yeter yani ;)
    güvene de gittim şimdi film çok ilgi çekici, sekmeden açılmış bir sürü blog, okusam mı izlesem mi naapsam?

    YanıtlaSil
  2. @syhn telefondan yorum yazmak bir işkence. Kaç kez yazdım şu yorumu bir bilseeen. :D film etkileyiciydi ama duygusal bir anında izlersen daha etkileyici olur.

    YanıtlaSil
  3. 3 kuruş fazla olsun Turkcell olsun <3 :)
    Muhasebeciler sürekli oturur hesap yapar sanardım, tahsilat işi eğlenceliymiş yahu :D Verin paramızı verin paramızı diye insanları taciz etmek tam benlik bi iş aslında.:D

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Eğlenceli? Gel sen ne çektiğimi bir de bana sooor? :D

      Sil
  4. Bu durum benim de başıma Twitter'da geliyor. Tweet okumaktan tweet atmayı unutuyorum aynı anneme döndüm. :)) Kendimi kötü hissettim şimdi. :D Önce sen yaz da bizimkileri okumasan da olur. ;) Muhasebecilik de zor iş yav, Allah sabır versin. İş zor ve yorucu olunca onun yükünü hafifletecek en önemli etken aynı yerde çalışan kişiler oluyor. Birine alıştıktan sonra işten ayrılması bu yüzden fena bir durum. Daha iyisi gelir umarım diyelim. :)
    Masa da bana dağınık gelmedi, dediğin gibi kendi içinde bir düzeni var sonuçta. :DD

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Gelen gideni aratır derler. Gerçi hepsinin yeri ayrı. :)
      Bu masanın en iyi hali. Ayy ne pis kız demeyin diye biraz toparlamıştım. :D

      Sil
  5. Ben de çok güldüğüm zamanlar peşinden mutlaka bir ağlama krizi gelir, manyak gibi hissederim o zamanlar kendimi :)
    Tanımıyorum ama Ayşegül'ün gitmesine üzüldüm :(
    Umarım kpss yi kazanırsın da sen de gidersin :)
    Ama hem ales hem kpss niye ki onu anlamadım, yüksek lisans mı yapmak istiyorsun?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Amin inşallah!
      Evet, yüksek lisansta şansımı denemek istiyorum. Olursa tabi. :)

      Sil
  6. Aynı dertten muzdaripiz... Bende de zihin dağınıklığı var. Bilgisayarı açınca oradan oraya atlayıp duruyorum. O film çok güzeldir... Bu arada ben de başağım ve müthiş dağınık bir insanım :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Aynı salon üstündeki farklı türden kuşlarız desene. :))

      Sil
  7. Her ne kadar çok uzun zamandır görüşemesek de aklımızın bir kısmı hep seninleydi. Umarım eskisi gibi yapılacak buluşmalarda görüşebiliriz. Zeyno :)

    YanıtlaSil
  8. Dünya üzerinde en güzel saçmalayan insan seçilebilirsin ki bu yazı ile. Ki saçmalama kelimesini sen yazdın diye yazıyorum. Acayip bir keyifle okudum hem de yazdığın ilk gece.
    Hep böyle yaz sen olur mu ?
    Dipnot: sen dağınıklık görmemişsin ! :D

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Sees deneme sess! Milyon yıl sonra cevap verdiğim için kusura bakmayınız. ^^ Hasta yatağımdan bildiriyorum: bundan sonra hep saçmalayacağım o zaman. Dikkat et bulabilirsin canım. :P
      O masanın bundan daha rezil günleri de olmuştu. Demek benden beteri de varmış. :P

      Sil
    2. Ordaki bulabilirsin değil bunalabilirsin olacaktı. Hep şu telefonun aptal sözcük tamamlaması yüzünden oluyor bunlar. Cık cık cık.

      Sil