30 Mayıs 2014 Cuma

Nerde kalmıştık?


"Suçlarım ağladı bu gece..
Dilim battı içime..
Geçmedi geçmiş, geldi çattı yine..
Susamazdım.

Özrü kabul edilmiyor kimsesizliğimin.
Kimse kendini üstlenmiyor bu masalda.
Oyunu ben bozmadım oysa, yalnızca düş kurdum çocukça..
Yine de..
Affedin gözlerinden yaralanmış bu sızıyı,
Affedin geçmişime asılmış bu sizi..

Kendi kalabalığından kaçan kentler gibiyim bu gece.
Zemheri bir yaşayış düşürmüşüm gözlerime.
Gerisini susuyorum..
Masallardan düşüyorum bu gece..
Bir martının gözlerinde üşüyorum.
Sonrası yok.
Bilmiyorum..

İstasyonlar ıslaktır,
Kentler çamurlu..
Sesler soluktur biraz, biraz da yorgun..
Susmaksa çoğuldur..

'gitmek' derse biri; içim kanar..

Ve işte 'gitmek' diyor ötelerden biri..
K/anıyorum..
'gitmek çoğaltmıyor hiçbir masalı' diyorum..
Susuyor..
'kalmak ölümü yaşatmıyor' diyorum..
Gülümsüyor..
'gitmeliyim' diyorum..
'kalmalısın' demiyor..

'gitmek' diyor biri..
'gitmek; kalmanın en erdemli yoludur..'
İçim acıyor..

Bir gün onun da değermiş yüzü düşlere..
Aynalarda ölüm..
Gülüşü kırılırmış gözbebeklerinde..
İşte o gün 'gitmek' denen bitermiş.. 
Bir gün o güldüğünde ölüm şehri terkedermiş..
O güldüğünde masallar hep mutlu sonla bitermiş..

Gitmeliyim, ağır yaralı ruhumu alıp yanıma ölüm tehlikesi olan düşlere iz sürmeliyim
Gitmeliyim, sol yanımdan başlayıp şehri terketmeliyim..
Gitmeliyim, yüzüme düşmeden gülüşün hüznümü yitirmeliyim..

İçimin sessizliğinde arındırıp gözlerimin derinliğini, kuytu köşelere astım kimsesizliğimi..
Şehrin karanlığından başladım kendimi içmeye..
Bir tutam huzurdu belki ölüm..
Bir tutam sevinç..

Adımı kininizle yıkadım, aklar mı nefretiniz gülüşümü?
Hadi! Bunca suskunluğunuzun üstüne suçlarınız yükleyin gözlerime..
Hadi! Suçsuzluğumu susturun yine..
Hadi! Düşsüzlüğümü ağlatın her gece..
Alın bu da elma şekerim..
Alın bu da gülüşüm..
Alın bu da masalım..
Hepsi diyeti gözlerinize bakmamın..
Hepsi bedeli böylesine susmamın..

Kent soysuzuyum biliyorum.
Yine de..
Hiçbirinizden af dilemiyorum..
Varsınız, varsınız ve masalsınız..
Belki de en az bir masal kadar yalansınız.
Ve ben, böylesine yalanken bile seviyorum sizi!

Harabe gülüşlerim vardı masal diye okudunuz, ilişmedim kimseye.
İçimde bir yangın vardı, sığındım gözlerinize..
Hepsi bu..
Suçsa masalsızlığım kendim/sizliğim vebalse çoğulculuğunuza bir 'sus' daha dayayın şakağıma..

Gözlerimi kapattığımda göremediğim her düşün katilisiniz siz.
Doğmayacak çocuklarımın yetimliği, ölmeyecek gençliğimin ecelisiniz.
Kırgın değilim kimseye..
Kırgın olmasın da kimse..
Kırılacak kadar var olmadım ki sizde?

Hazırım ödemeye hüznümün suçunu, kesin kirpiklerimin boşluğunu..
Sökün içimi benden bir 'siz' damlar belki gözlerimden..

Neyin bedeli bu?
Kirpiğimin suçunu gülüşümle ödüyorum..

Alınmayın sakın size değil ıslaklığım..
Kirpiklerime şiir düştü ondan böyleyim..
Çok geçmez geçer bu kimsesizliğim..
Vebalinizi alır bir masal üstümden, öder hakkınızı ölüm üzülmeyin..

Yazık ki kırgın değilim..
Yazık ki yine kendime biriktim..

Bakmayın sitemime..
Bakmayın kinime.. 
Dedim ya, kırgın değilim size..
Sadece biriktirdim bir şiirin ilk harfinde..

Özrümün kabahatini affedin.
Kimsesizliğime verip yanılmışlığımı yangınımı beni azad edin sesinizden..
Ki ben sessizdim, sessizim.
Neden değdi kirpiğim gülüşünüze?

İçimi yıkadım geldim işte..
Suçsuz değilim..
Suçlarım kaldı sizden arta..
Onu da çok görmeyin masalıma.."


*Alıntıdır.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder