14 Nisan 2014 Pazartesi

Zülfü Livaneli - Son Ada

"Zaten bir yerde kötülük varsa oradaki herkes biraz suçludur."
 
 
Zülfü Livaneli okumayı özlemişim.
Kitap Kardeşliği Nisan ayında bu özlemi giderdi.
Kitabın zamanlaması öyle yerindeydi ki..
Siyasetin zıvanadan çıktığı şu son zamanlarda, şöyle bir durup düşündüren,
nerde hata yapıyoruz dedirten bir kitap Son Ada.
Bir ada düşünün, tüm o şehrin gürültüsünden hatta dünyadan uzakta bir ada.
Mutlu insanların yaşadığı bir ada.
Ve sonra o adanın güce tapan insanlar yüzünden ne hale gelebileceğini hayal edin.
Biz zavallı insancıklar..
Bu sözü kullanmayı öyle severim ki,
çünkü zavallıyız insan olarak.
Güce, paraya, sahte mutluluklara tapan bizler,
insan olmayı unutan bizler,
çıkarcı,
iki yüzlü,
para uğruna insan canına kıyan,
vefanın şimdilerde sadece bir semt adı olarak kaldığı bu dünyada,
ne hale geldik bir düşünün..
Düşünemiyorsanız alın bu kitabı bir okuyun.
Kendi ellerimizde dünyamıza nasıl kıydığımızı bir de bu açıdan görün.
Anlayın.
Taşlaşmış kalplerimizle, insanlığın nereye yol aldığını farkedin.
Ve silkelenin!
Kendimize gelelim artık!
Rabbimin en güzel nimeti olan aklımızı kullanalım.
Kapılıp gittiğimiz o rüzgara bir dur diyelim.
Yuvarlanıp giderken bir taşa çarpıp durmak adına,
ne güzel yazmış Livaneli.
 
 
"Hayattan öğrendiğim bir şey var. Her yerde kötülük çok kuvvetli ve zor yeniliyor. İyilik daha zayıf kalıyor."
*
"Dünyada kötülük daha örgütlü ve daha planlı, iyiliğin içinde zaten saflık var. Bu yüzden dünyanın her yerinde kötülük saflığı yeniyor."
*
"Oysa insanlar eşit değildir. Güçlüler ve zayıflar vardır ve hayat bunlar arasındaki mücadeleden ibarettir."
*
"Tavşan korktuğu için kaçmaz, kaçtığı için korkar."
*
"Halk dediğin değişken bir şeydir. Bugün böyle davranır, yarın tam tersini yapar. Teşvik ve tehdide bağlı.."
 
 
Hiç şüphesiz kitaptaki en güzel kısımlardan biri (bana göre öyle) dağa kaçan İsa hikayesiydi. Merak edenler için;
 
Peygamberi dağa doğru kaçarken görmüşler. "Ey İsa, aslandan mı kaçıyorsun?" diye sormuşlar. O, "Hayır!" demiş. "Kaplandan, ejderhadan mı kaçıyorsun?" diye sormuşlar. O yine, "Hayır," demiş ve eklemiş, "ben peygamberim, Aslandan kaplandan korkman." "Peki o zaman neden kaçıyorsun?" diye sormuşlar. "Ahmaklardan kaçıyorum," demiş İsa, "çünkü onlarla baş edemem."
 
Okuyun.
Okutun.
Ve,
kalın sağlıcakla. ;)
 

2 yorum:

  1. Kitabı çok güzel anlatmışsın.
    Silkelenmek şart olduğu kadar bilgilenmek de şart..
    Kitabı anlatışın sayesinde merak etmefim desem yalan olur :)
    Teşekkür ederim en kısa zamanda okumak dileğiyle :)
    Sevgiler

    YanıtlaSil
  2. çok severek ve de içim çoook acıyarak okumuştum. neler olacağını tahmin etsen de olmasa, ne olur bu da olmasa diye dua ederken buluyor insan kendini. her livaneli kitabı gibi çarpıcı. sevgiler..

    YanıtlaSil