23 Nisan 2014 Çarşamba

Bu yazı Cansız Kelebek'e..

Bir kaç gündür içim sıkılıyor.
Nefes almakta zorlanıyorum.
Kötü rüyalar görüyorum, kabuslar.
Birini anneme anlattım, ona göre güzel, hayra yor hayır olsun.
Ama ben uyanınca neden kötü hissediyorum?
Konuşmak istemiyorum, sürekli susuyorum.
Canım burnumda.
Dokunsalar ağlayacağım moddayım.
Haftasonu kursa gitmedim.
Cumartesi yaptığım en güzel şey yürümekti.
Sana ses ettim: ".. olmasaydı şu an sana geliyordum." dedin.
Aksaray'dan Sultanahmet'e, ordan Gülhane'ye..
Gülhane'de oturdum biraz, kitap okudum.
Kuş sesleri, arada bir rüzgarla hışırdayan yaprakların sesi..
Oturduğum bankın altından ikide bir geçip yan yan bakan bir kedi.
Arada çocukların kahkahaları..
Güneş arada bir göz kırpıp sonra kayboluyordu ağaçların arasından..
Üşüdüm sonra, kalktım ağır adımlarla..
Kendime kavrulmuş kestane aldım.
Sahi geçmedi mi kestanenin mevsimi?
Elimde kestanem yiye yiye indim Eminönü'ne..
Balık kokusu, seyyar satıcılar, mendil satan çocuklar.
Herkes ekmeğinin peşinde.
Sahilde insanları izledim bir süre.
Onları izlerken kafamın içinde Cahit Sıtkı Tarancı;

Memleket isterim,
Gök mavi, dal yeşil tarla sarı olsun,
Kuşların çiçeklerin diyarı olsun.
Memleket isterim,
Ne başta dert, ne gönülde hasret olsun,
Kardeş kavgasına nihayet olsun.
Memleket isterim,
Ne zengin fakir, ne sen ben farkı olsun,
Kış günü herkesin evi barkı olsun.
Memleket isterim,
Yaşamak, sevmek gibi gönülden olsun,
Olursa bir şikayet ölümden olsun.

Galata'da yürüdüm biraz.
Denizi izledim ve martıları..
Balık tutan adamlara baktım.
Kucağında çocuğuyla dilenen kızıl saçlı kadına takıldı gözüm.
Çocuğun gözleri yeşile yakın ela..
Yanımdan çingene bir kadın geçti, elinde çiçek sepeti..
Arkamdan gelen çifti kestirmiş gözüne, ille de satacak o gülü.

Kalbim yorgun, ruhum yorgun, kafam yorgun..
Benim canım İstanbul'um,
Bunca yorgun insanı taşırken bükülmüyor mu belin?

Geri dönüşte tramvayı kullanmadım bu kez,
Eski günlerin anısına otobüse binmeyi tercih ettim.
Geçtim otobüs kuyruğuna.
Sırada elinde envai çeşit eşyayla bekleyen teyzeler amcalar..
Otobüs geldi, herkes hurraaa!
Aklıma Kemal Sunal'ın filmi geldi, kendimi gülümsemekten alamadım.
O kargaşanın içinde ben de otobüsteki yerimi aldım.
Bir teyze geldi yanıma, sırtını dayadı sırtıma.
Ben geri çekildikçe o iyice yanaştı.
Aksaray'da inmeye karar verdim, metro ne büyük rahatlıkmış. :)
Eve geldiğimde yorulmuştum.
Kitap okurken uyuya kalmışım..
En son ne zaman böyle bir gün geçirdim hatırlamıyorum.
Cumartesinin yorgunluğuyla Pazar günü Üsküdar'da aldım soluğu..
Onun yazısı da başka bahara..
...

Sonra tüm bu duygusal yoğunluğun ardından,
İçimdeki sıkıntı geçmek bilmezken,
Bu sabah bir mail aldım senden.
(Bugün bana mail atan sadece sendin, bunu üstüne alın, sen olduğunu bil diye söylüyorum)
Neşeli bir şeyler beklerken..
Yazdığın o iki satırlık özetle, o şarkı bütün anlamını heyecanını yitirmişti aslında.
Şu günlerde gönderdiğin o şarkıyı yaşarken,
Aslında yalnız olmadığımı anlattın o iki satırda.
Sana yazdığım o cevap, laf olsun diye değildi inan bana.
Tüm samimiyetimi ve yüreğimi koydum ben o cümlelere.
Bütün günü bu kadar b*ktan ne olabilir ki diye düşünerek geçirdim.

"Hiç çekinmeden yüreğimi nasıl açtıysam sana,
Aynı şekilde sen de bana açabilirsin." demekti onlar.
Basit gibi görünen, derin anlamlar içeren sözcükler.
Ben burdayım ve ne zaman ihtiyacın olursa,
Ne zaman istersen seve seve gönülden tüm içtenliğimle pansuman ederim acılarını..
Hiçbir şey yapamazsam sadece dinlerim.
Onu da mı istemiyorsun?
Varlığımı hisset yeter.
Tüm dualarım seninle.
Rabbim gönlünü ferahlatsın,
"Bu ara b*k gibi her şey" dediğin ne varsa yolun sonu hayra çıksın,
Şarkıyı da dert etme..
Biz neşeli şarkılarda da buluşuruz.
Ama önemli olan acıda buluşmak değil midir?


Not: Yazıyı dün akşam yazmıştım aslında ama bilgisayarın şarjı bitince yayınlayamamıştım. Kısmet bu akşamaymış.

4 yorum:

  1. hayallerimi süsleyecek bir hafta sonu geçirmişsin.
    sadece bu bile gönlünü ferah tutmaya yeter.. yetmeli..

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bazen yetmiyor..
      Ama İstanbul'un yükü yanında bizimki ne ki..
      O kadar tamahkarız ki, yetinmiyoruz.
      Ne de olsa insanız. :)

      Sil
  2. Yazı çok güzel...su gibi..aktı gitti...ama yazanın ruh hali, yaşadıkları, içindeki sıkıntı da üzdü :(
    Bu güzel blogu geç keşfetmiş olmaktan üzgün ama yine de keşfetmiş olmaktan mutluyum...
    Sevgiler...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Teşekkür ederim. Seni burada görmek güzel. :)

      Sil