28 Mart 2014 Cuma

MiM'ine Bandım :)

Yıllar yıllar oldu mim cevaplamayalı. 
Oysaki ben bir çok blogger arkadaşım böyle tanıdımdı. 
Bizim bloglar da 80'lerden 2000'li yıllara geçmek gibi bir çağ atlaması yaşadı kanımca.
Nerde o eski zamanlar, nerde o blogdan bloga gezen mimler, sohbetler, yorumlar..
Neyse. 
Canım arkadaşım Keşke Gerçek Olsa namı diğer Damla'm, beni mimlemiş. (orda adım geçmeseydi alınırdım zaten :P) Bize de cevap vermek düşer.

1- Neden blog adın?

Aylarca blogları takip ettim. Bunların başında Beyaz KitaplıkMehmet Bulut gelir. Sonra ben de bir blog açmaya karar verdim. Ama bir türlü isim bulamıyordum. Bulduklarım da benden önce birileri tarafından kullanılmıştı. Mesela, Anlat İstanbul, Sevgili Günlük, Yazıyor bunlardan bir kaçıydı. Sonra bir gün, sevgili arkadaşım Tukyu'nun çevirisini yaptığı bir dizi izlerken (bknz Me Too, Flower), blog ismim sevimli Yoon Si Yoon'un dudaklarından dökülüverdi. 

- Hangi üniversiteden mezunsun?
- Yan Gel Yat Üniversitesi'nden. :cool:

Yani blog ismim bir Kore dizisinin harika çevirmeninin mizahından geliyor. İlk duyduğumda çok sevmiştim. Blogumun ismini hala da çok seviyorum. Bütünleştik biz onunla. ^^

2 - Hayat felsefeni belirleyen söz nedir?

"Cehennem diğer insanlardır."  - Jean Paul Sartre

3 - Kendinle ilgili 3 doğru 1 yanlış 4 şey nedir?

1. İnsanlarla çabuk iletişim kurarım, hemen arkadaş olurum.
2. Yolculuk yapmaya bayılırım.
3. Hata yapmaktan çok korkarım, hayat bu ya inatla da hata yaparım.
4. Dengesizin tekiyim. Bir anım bir anımı tutmaz. 

Şimdi hangisi yanlış ben bile kararsız kaldım. :P

Çalıkuşu Mimi

-Dördüncü sınıftaydım. Yaşım on iki kadar olmalı. Fransızca muallimimiz Sör Aleksi, bir gün bize yazı vazifesi vermişti. "Hayattaki ilk hatıralarınızı yazmaya çalışın. Bakalım neler bulacaksınız? Sizin için güzel bir hayat temini olur," demişti.-

Ahh, bu kitap beni hep hüzünlendiriyor. Feride idolumsün. Çok yakında ben de çekip gideceğim.

Şimdi gelelim soruya:

- İlk anılarınız neler? Hangi yaşa kadar inebiliyorsunuz?

Bu soru beni çook eskiye götürdü. Ben doğduğumdan beri aynı mahallede/sokakta yaşıyorum. İşten gelirken her akşam aynı şeyi yaşarım. O sokağa girerken, "Neydin, ne oldun.." diye düşünürüm. Ben daha okula başlamamışken, 4-5 yaşlarında bizim ev 4 katlıyken, evimizin karşısında boş arsa vardı. Bizimkiler oraya sebze ekerlerdi. Bir de erik ve şeftali ağacımız vardı. Hep orda oynardık. Sonra bir gün arsanın gidilmemesi gereken en uç köşesine gitmiştik. 1 saat sonra arkadaşlarla kaşınmaya başladık. Tabi annelerimiz durumu farketti. Hepimizi aldılar bir kenara. Sonuç: pireler her yerimizi ısırmıştı. Hem terlik yedik "Ne demeye gittiniz teee oraya!" diye hem de bir güzel temizlenip paklandık. Bir daha da arsanın o kısmına geçmemiştik. :)

Sonracığıma, hemen hemen aynı zamanlarda, o arsanın hemen yanı başında tek katlı bir ev vardı. Herkes eski olduğundan komşuluk akrabalıktan bile öte olduğu o zamanlarda, herkes birbirinin evine saatsiz habersiz girdiği o vakitlerde, o tek katlı ev biz çocuklar için paha biçilmez bir oyun eviydi. Ama o eve ait bir de horozu tavukları vardı. Bir sabah o horoz tarafında saldırıya uğramıştım. Horozun elinden beni zor kurtarmışlardı. O şoku uzun süre atlatamamıştım. O yüzden horozlardan hala korkarım. :D

O çağlarda sokaktaki erkek fatma bendim. Erkek çocuklarıyla maç ederdik. Bir keresinde hava atacağım derken kayıp düşmüş ve sol baldırımdaki kemiğin çatlamasına neden olmuştum. Bizim çıkıkçı bir teyzemiz vardı. O zamanlar doktorlardan daha iyiydi o çıkıkçılar. Ne meşhurlardı ama. Babam kucakladığı gibi soluğu çıkıkçı teyzenin evinde aldı. Çatlak kırıktan kötüdür derler. Çıkıkçı teyze bacağıma yumurtalı bir karışım yaptı sardı. 15 gün yatak yatmak zorunda kaldım. Tuvalete annemin kucağında gidiyordum. Rezillik. Halbuki 5 yaşında bir çocuk için neden rezillik olsun di mi? Ama ben erkek fatmaydım. Gururuma yediremiyordum işte. :D 

İlkokul 3. sınıftaykendi sanırım. Öğretmen fen bilgisi dersinde güneş tutulması deneyini yapacak. Gölge oluşturmak için ışığa ihtiyacımız var. Bunun için de çakmağa. Öğretmen "Elif git .. öğretmenden çakmağı alda gel kızım." dedi. Ben fırladım. Normalde öğretmenlerin isimleri sınıf tabelalarında yazar. Bütün okulu gezdim, sınıfların tabelalarından dediği öğretmenin adını aradım. Ama yok! O kadar uzun süre ortadan yokolmuşum ki, öğretmen merak edip birini peşimden göndermiş. Durumu ona anlattım. Onunla bir kez daha gezdik okulu. Ve yine bulamadık öğretmenin sınıfını. Bu kez ikimizi de merak etmişler. Derken olduk mu size 10 kişilik bir gurup! :D En sonunda bizim sınıfın önüne geldik. Karşı sınıfın kapısındaki tabelada öğretmenin ismi yazmıyordu. Dedik tamam bulduk, kesin bu. Girdim içeri, "Öğretmenim, öğretmenimiz çakmağınızı istedi." dedim. Demez mi az önce geldi aldı diye. Eyvahlar olsun! Sınıfa geri döndük. Öğretmen sinirden köpürmüştü. Sınıfın yarısı kayıptı ne de olsa. Bir daha beni bir şey almaya göndermedi. Utancımdan yerin dibine girmiştim zaten. Bütün sınıfın da dalga konusu olmuştum. O da yetmiyormuş gibi bütün okula yayılmıştı. Ahh, hala aklıma geldikçe utanıyorum. :D 

Benim anılarım bitmez. Size bu kadar yeter. :P 


4 yorum:

  1. Heh şöyle ya sen yaz , yaz ki keyifle okuyalım biz de.
    Bir kere Felsefeye gel felsefeye wuhuuu demek istiyorum . Sözü hemen not ettim izninle :)

    Bence 1 yanlış. 4.yü de kötü anlamda yazılmamış olduğuna inandığımdan seçmedim.

    Anılara gelince ya ben hiç bitlenmedim çok mu kötü bişi hep de merak etmişimdir :) Ama bu yaştan sonra da bitlenmeyeyim mümkünse , belki bir kız çocuğum olursa beraber bitleniriz o da zor ihtimal zaten :p
    Güzel bir hafta sonu olsun be Elif , hayat gülümsesin biz bu hafta sonu olma mı?
    Kocaman öpüyorum:)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. :D Bitlenmemeni de öneririm zaten. Çocukken ben çok bitlendim. Hatta sırf o yüzden upuzun saçlarımı amerikan modeli kestirmiştim. Ne üzülmüştüm.
      Felsefe mevzusu derin. Yaklaşık 5 yıldır hayatımı şekillendiren sözdür o. ;)

      Ve bingo! Anladın sen onu. :))

      Gülümsesin tabi yaa. Gülümsemeli de artık bence.
      Sen de kocaman öpüldün canım. :*

      Sil
  2. Ben bayiliyorum senin blog adina

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Nasıl mutlu ettin beni bu yorumla bir bilsen. ^^
      Geç yanıtladığım için kusura bakma ne olur. Yorumları yayınlıyorum ama daha sonra yanıt için vakit bulmam çok zor oluyor. :(

      Sil