29 Mart 2014 Cumartesi

Aslı Erdoğan - Kabuk Adam

"Bazen insana hiçbir şey hatırlamak kadar acı veremez, özellikle de mutluluğu hatırlamak kadar. Unutamamak. Belleğin kaçınılmaz intikamı. Herhangi bir iz taşınıyorsa eğer, bu bir zamanlar bir yara açıldığındandır."


İşte kitap böyle bir başlangıçla çarpıyor önce...
Ama peki ya sonra? 
Böyle bir giriş yapan kitaptan ister istemez çok şey bekliyorsunuz. 
Aslı Erdoğan kelimeleri öyle güzel kullanmış ki, "Tamam!" diyorsunuz, "Oldu bu."
Ve okumaya devam ettikçe o harika cümlelerin anlattığı hikayenin ne kadar boş olduğunu anlıyorsunuz. 
Herkes çok sevmişti bu kitabı. 
Bir ara herkes bu kitaptan bahsediyordu.
O kadar popülerdi ki hediye gelmeseydi eminim bir süre daha okumazdım. 
Ama kitaplığımda beklemesine gönlüm razı olmadı. 
Kitap, fizikçi olan Türk kızın kaleminden, Karayipler'deki kampa katılması ve orada tanıştığı Kabuk Adam ve diğer "karaderililerle" aralarında geçen olayları anlatıyor. 
"Karaderili" tabiri bana göre çok kabaydı. İlk okuduğumda afalladım. 
Daha önce duymuş muydunuz? Bir ben mi duymadım bu tabiri acaba? Zenci kelimesini yeğlerdim. 
Hikaye bazı noktalarda o kadar sıktı ki, gitmedi yani. 
Sonra azmettim, kitapları yarım bırakmayı sevmiyorum. 
Sırf sonunda ne olacak merakıyla okudum. 
Ve elbette son çeyrekte depar attım. Bir solukta bitti.
Ah şu merakım da olmasa.. 
Kitabı giriş kısmı ve son çeyreği kurtardı diyebilirim. 
Aslı Erdoğan'ın kelimeleri kullanışı çok güzeldi ama hikaye çok koftu. 

~
"Hayatın bizlere verip verebileceği tek ödül, tek armağan, sevgi dolu bir insandır ve biz böyle bir insanı, ilk fırsatta katlederiz."

"'Cehenneme giden yolun taşları iyi niyetle döşenmiştir.2 derler ama ben buna inanmıyorum. Her iyi niyet taşını ters çevirin, altında bir alçaklık saklıdır."

"Herkesin, bütün canlıların, ister hayvan olsun, ister insan, şefkate ihtiyacı vardır.
"Çok doğru," diye düşündüm, "ama ne almasını ne de vermesini biliyoruz. Birisi bize azıcık sevgi göstermeye görsün, ne oyunlar oynuyoruz."

"Yalnızca kötülüğün en dibine inenler, erdemin doruklarına varabilirler."
~

Benimle birlikte kitabı okuyan Damla'mın yorumu için: Keşke Gerçek Olsa



6 yorum:

  1. Genelde olumlu yorumlar okuyorum bu kitapla ilgili. Sadece iki blogda olumsuz yorum okudum. Ben de hayli merak ediyorum.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ben de okuyana kadar olumlu yazılar okumuştum ama maalesef okuduktan sonra aynı fikirde olmadığımı farkettim. Belki zevk ve renk olayıyla ilgilidir bilemiyorum. Ama benim için okunmasa da olur tarzda bir kitaptı.

      Sil
  2. bazı yerlerinde sıkıcı ama ben çok beğenmiştim .

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Doğrudur. Ama dediğim gibi zevk ve renk meselesi biraz da. :)

      Sil
  3. Hislerimin tercümanı bir eleştiri yazısı olmuş , ama itiraf etmem gerekir ise bir Aslı Erdoğan kitabı daha okumak istiyorum. Hani sırf meraktan ..

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ben uzun bir sure cesaret edemem gibi geliyor. Belki sen benden önce okuyup bana tavsiye edersin. 😊

      Sil