18 Şubat 2014 Salı

Karanlık basar ve konuşuruz bazen..

A: Bütün gün surat astım. Pişman değilim. Canım sıkkın yavşaklığın alemi yok.
E: Başak olmak. Ben de aynıydım, kaderdaşım..
A: Zaman ilerledikçe maskeler ağırlaşıyor. Engel olamıyorum...
E: Bu maskeli balo fazla uzun sürmüştü zaten.. insan ne kadar gizleyebilir ki gülen maskenin ardındaki saklı hüznü, kederi ?..
A: Kendime fazla güvenmişim demek ki... Ben bu oyunu daha çoook oynarım sanıyordum. Takatim yok.
E: Her çelmede bir parça da güven yitirir insan aslında daha da güçleniyorum sanırken.. ufku göremeden yığılır kalır kendi içinde daha yolu bile yarılayamamışken..
A: Yığılmışlığa da alışkınım oysa..
E: Yüreğim infilak olmuş ve ben gözlerimin önünde yok olup giderken, seni tutup kaldıramam belki ama birlikte yok olabiliriz dilersen..
A: Yürüdüğüm yollar engellerle dolu. Takılıp düşersen üzülürüm ama güzel insan.. Zaten yorgunsun..
E: Hangimizinki engelsiz?.. Rabbimin can verdiği, varsın olsun yüreğim yorgun, omuzlarım çökmüş.. sırtımız ne güne duruyor?..
...
E: İki satır kaleminle gecemi aydınlattın. En güzel aydınlıktı senin karanlığın.. teşekkür ederim..
A: Yine bir gün yorgun hissedersem başımı omzuna yaslarım o zaman.. Bilmukabele güzel insan..
E: Omzum her daim emrine amadedir, asil insan.. gecenin karanlığı gönlüne aydın olsun..

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder