9 Şubat 2014 Pazar

Ayfer Tunç - Aziz Bey Hadisesi

"İnsanın ruhunu tamamiyle kaybettiğini sandığı bu derin boşlukta, 
belki de yaşanabilecek en son duyguydu kibir."


"Aslına bakılırsa, 'ben tamburi olayım' filan diye bir derdi yoktu gençliğinde. Kader itti onu bu yola. Uzun ve gölgeli hikayesinin bir yerinde tamburu eline yapıştı kaldı. Havaiceydi biraz, ruhu kuşları andırırdı. Filinta gibi delikanlıydı da, yakışıklıydı. İkide bir sineleri geniş, saçları dalga dalga, orta yaşa yaklaşan, kaçamağı seven, evli kadınlara aşık olurdu. Çabucak geçerdi aşkı, yaz akşamlarında çıkan tatlı bir meltem gibi. Eğri büğrü yazılarla yazılmış, basmakalıp aşk cümleleriyle dolu, gözyaşlarıyla ıslanmış gülünç mektuplar gönderirlerdi ona kadınlar. Okuyup atardı hepsini, gülerdi okurken."

İşte böyle bir adamdı Aziz Bey. 
Belki sevebilirdim kendisini.
Ama onun babasına dönüşmesini sindiremedim bir türlü.. 
Sevemedim işte. 
Aziz Bey'i sevenler kızmasın bana, gücenmesin.
Çok nadir nefret ederim ben okuduğum kahramanlardan.
O nadir nefret ettiklerimden biri oldu Aziz Bey.
Onun umursamaz tavırlarını okudukça nefret doldu içim.
Bağışlasın beni Aziz Bey'i sevenler.
Bu kez kahramanımı affetmiyorum.
Çünkü o da babası gibi olanlardan.

4 yorum:

  1. Çooook merak ediyorum bu kitabı ben yahu!
    Sen sevmemişsin , kafam karıştı şimdi. Aslında bence kitabı sevmişsin bu kadar çok içlendiğine göre ... Doğru muyum ?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Kitabi sevdim de Aziz Bey'i sevemedim canim.
      O karakterin yapisi bana ters o yuzden oyle oldu. :*

      Sil
    2. Beraberce fuara gittiğimizde bu kitabı alır , okurum. O zaman tartışırız bakalım :))

      Sil