15 Aralık 2013 Pazar

#kitapkardesligiaralik

Başladığı günden beri merakla takip etmeme (ne okuyorlar, bu ay hangi kitap seçilmiş) rağmen gruba dahil olup birlikte kitap okumamıştım. O belli aralıkta kitabı okumak bana biraz dayatma mecburilik gibi geliyordu. Sanırım fazla önyargılı davranmışım. Şeytanın bacağını kırıp (!) Aralık ayında Kitap Kardeşliği ile birlikte daha önce okumuş olduğum kitapları yeniden okudum. 


Küçük Prens, şüphesiz herkesin çocukluğunda okuduğu bir kitaptır. Ancak kitabın çocuklara olduğu kadar büyüklere hitap ettiğine de kimse itiraz edemez sanırım. Her okuduğumda farklı bir anlam çıkaran bir ben miyim? 

~*~
Büyükler rakamlara bayılırlar. Diyelim, yeni arkadaşınızdan söz ettiniz; asla işin özünü merak etmezler. Örneğin, 'sen tonu nasıl? Hangi oyunları seviyor? Kelebek koleksiyonu var mı?' diye sormazlar asla. Onun yerine, 'kaç yaşında? Kaç kardeşi var? Kaç kilo? Babası kaç para kazanıyor?' derler. Onu ancak bu şekilde tanıyacaklarını sanırlar. Büyüklere; 'Kırmızı tuğlalı bir ev gördüm. Pencerelerinde kırmızı güvercinler vardı..' derseniz eğer, bu evi bir türlü gözlerinin önüne getiremezler. Onlara denilmesi gereken şudur: 'Milyonluk bir ev gördüm.' İşte o zaman, 'Ah, ne kadar güzel!' derler size. 
*
Biliyor musun... İnsan günbatımlarını çok kederliyken seviyor...
*
Herkesten verebileceği kadarını istemek gerek. Otorite her şeyden önce mantık ister. Gidip de halka, kendilerini denize atmalarını emrederseniz, devrim yaparlar.
*
 Kişinin kendi kendini yargılaması, başkalarını yargılamasından çok daha güçtür. Kendi kendini yargılamayı becerebiliyorsan, hakikaten bilge kişisin demektir.
*
Kendini beğenmiş kişiler, övgüden başka bir şeye kulak vermezler.
*
- Çölde insan yalnız hissediyor kendini.
+ İnsanların arasında da yalnızdır insan.
*
İnsanların hiçbir şey öğrenecek vakitleri yok artık. Her şeyi satıcılardan hazır alıyorlar. Ama dost satan bir satıcı olmadığından, insanların dostları da yok artık.
*
En iyi, yüreğiyle görebilir insan. Gözler asıl görülmesi gerekeni göremez.

~*~

Kürk Mantolu Madonna kitabı en son geçen yıl okumuş ve epey etkisinde kalmıştım. Hatta Raif Efendi'nin düşüncesizce tavrı yüzünden çok kızmış küplere binmiştim. Nasıl olur da sormadan araştırmadan o çok sevdiği kadın hakkında böyle peşin hüküm vermiş olabilirdi? Nerde kalmıştı o güven? Ahh Raif Efendi ahh.. 
Yılların o çok sevdiği kadını suçlayarak geçmişti. Değdi mi?

*
Nedense, hayatta bir müddet beraber yürüdüğümüz insanların başına bir felaket geldiğini, herhangi bir sıkıntıya düştüklerini görünce bu belaları kendi başımızdan savmış gibi ferahlık duyar ve o zavallılara, sanki bize de gelebilecek belaları kendi üstlerine çektikleri için, alaka ve merhamet göstermek isteriz.
*
Dibinde bir ejderhanın yaşadığı bilinen bir kuyuya inecek bir kahraman bulmak, muhakkak ki, dibinde ne olduğu hiç bilinmeyen bir kuyuya inmek cesaretini gösterecek bir insan bulmaktan daha kolaydır.
*
Niçin ilk defa gördüğümüz bir peynirin evsafı hakkında söz söylemekten kaçındığımız halde ilk rast geldiğimiz insan hakkında son kararımızı verip gönül rahatlığıyla öteye geçiveriyoruz?
*
Zaten muhitimden uzak duruşumun, vahşiliğimin bir sebebi de kitaplarda tanıştığım ve benimsediğim insanları muhitimde bulamayışım değil miydi?
*
Bir kitabı okurken geçen iki saatin ömrümün birçok senelerinden daha dolu, daha ehemmiyetli olduğunu fark edince insan hayatının ürkütücü hiçliğini düşünür ve yeis içinde kalırdım. 
*
İçimde boş kalan bir taraf bulunduğunu ve bu boşluğun bana adeta maddi bir eziklik verdiğini hissediyordum. Bir şey noksandı, fakat bu neydi? Evden çıktıktan sonra bir şey unuttuğunu fark ederek duraklayan, fakat unuttuğunun ne olduğunu bir türlü bulamayarak hafızasını ve ceplerini araştıran, nihayet, ümidini kesince, aklı geride, ileri gitmek istemeyen adımlarla yoluna devam eden bir insan gibi üzüntülüydüm.
*




2 yorum:

  1. Ben bu "Kitap Kardeşliği" olayına hâlâ ön yargı ile bakanlardanım. Herkesle aynı kitabı okuyunca ne olacak anlamış değilim. Asi ve huysuzumdur biraz. :)

    Kürk Mantolu Madonna ve Küçük Prens'e ise lafım yok. Güzel yerlerin altını çizmişsin, teşekkürler paylaşım için. ;)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Kitabı okurken aynı anda yorum yapıp tartışabileceğin birilerinin olması güzel. Bir de mesela, ben işe gidip gelirken metroda okuyorum. Ve çok fazla kitap okuyan kişiyle karşılaşıyorum. Özellikle son zamanlarda sayıları giderek artıyor. Bu Kürk Mantolu Madonna'yı okurken metroda bir kaç kişiye denk gelince heyecanlandım. Bana ne oluyorsa. :D "Aaa, aynı kitabı okuyoruz. Okuma grubundan mı acaba?" düşüncesi keyif veriyor.

      Sil