30 Kasım 2013 Cumartesi

Ruhların Kaçışı

Aylardır (belki de yıllardır) izlemeyi planladığım filmi geçen gece bir fırsatını bulup izledim. (Evet, bazen böyle fırsatlarım olabiliyor) Ahh, sevgili Miyazaki, neden her yaptığın böyle harika oluyor? Bu adamda nasıl bir kafa, nasıl bir hayal gücü var da bu harika eserler ortaya çıkıyor? 


Chihiro, ailesiyle birlikte yeni bir kasabaya taşınır. Ama hani derler ya, insanın başına ne gelirse meraktan gelir diye, babası yanlış yola sapıp da karşısında çıkan yapının öte tarafında ne olduğunu merak edince olaylar başlar. Ruhlar ülkesine geçiş yapan aile, orda gördükleri nefis yiyecekleri yer ve bir anda domuza dönüşür. Yiyecekleri yemeyi rededen Chihiro, domuza dönüşen anne ve babasını kurtarmak ister. Ve elbette karşısında yakışıklı Haku çıkar...

Sevgili Miyazaki, 

Sevgi, dostluk ve aile kavramlarının önemini vurguladığın bu filmde; Haku'yu bu kadar gizemli, karizmatik ve harika bir karakter olarak yazarken, amacın neydi söyler misin? 

Benim söyleyeceklerim bu kadar. 
Kalın sağlıcakla. 


2 yorum: