23 Ekim 2013 Çarşamba

Murat Menteş - Ruhi Mücerret

Bendeniz, Ruhi Mücerret. Yaşayan son İstiklal Harbi gazisiyim. Tarihin dikiz aynasındaki canlı tek siluet. Tam 100 yaşındayım. Yani, elinizdeki kitap bitmeden kozalak mahallesine taşınmış olacağım. Ve mezar taşıma "Sizi ayakta karşılayamadığım için özür dilerim" yazdıracağım.

*

Ruhi Mücerret kitabı çıktığı gün itibariyle gündeme oturmuştu. Herkesin elinde, instagramda, twitterda, facebookta her yerde görüyordum. Hatta öyle ki çıktığı hafta vikitap sitesinde 60+ kişi okuyor görünüyordu. Şu anda bile bakarsanız 42 kişi kitabı okuyor. Kitap ününden bir şey kaybetmemiş. Popüler kitaplar bana itici geldiğinden kitabı çıktığı dönem almama rağmen elim okumaya gitmemişti bir türlü.. Aylardır rafta bekleyen kitabı en sonunda bu bayram okuma kararı aldım. Evet, itiraf ediyorum: bu kadar beklettiğim için pişmanım. 


Ruhi Mücerret (dede) 100 yaşında, İstiklal Harbi'nin son gazisi, milli kahraman ve o bir dünya starı! 
Ruhi dede kitabı okurken beni gülmekten kırıp geçirdi.
Yeşilçam filmi izliyor gibi okudum kitabı. 
Arada Amerikan filmlerine bağladık sanırım. 
Zaten kitap daha ilk sayfada trenle geminin çarpışma sahnesinde sizi kendinize bağlıyor. 
O çarpışma sahnesi insanda şöyle bir tepkiye neden olabiliyor. Bknz: O neydi gız! :)

Esrarengiz Masum Cici karakteri bana Japon animesi Nana'daki Yasu'nun tipini anımsattı. Gözümde tam olarak böyle bir adam belirdi. Sizce de benzemiyor mu? :P (Tamam kabul, bu benim hayal dünyam.)

Civan Kazanova ilginç bir karakterdi. Onun kısmını okurken bazı yerlerde Dövüş Kulübü filmini izler gibiydim. (Bir filme bağlamazsam çatlarım.)

Fujer Fuji tam olarak bir çizgi roman karakteri gibiydi. Hani o kırmızı elbisesinden poposu taşarak çizilen, silikonlu dudakları kırmızıya boyanan, sarışın bomba karakter. Tuhaftır onu gözümde canlandırmak beni sürekli güldürdü. (Böyle ilginçliklerim de vardır.)

Ruhi Mücerret'in mezar taşı yazıları, Civan Kazanova'nın icatları.. :D

Velhasıl; aksiyonu, komedisi, aşkı, dersi bol bir kitaptı. 

*

- .. Aynaya baktığımda ödüm patlıyor.
+ O niye Ruhi Bey?
- Çünkü ben kıyamet alametiyim.

*

O güzel ismini son nefesimde / Anıp da bahtiyar ölmek isterim

*

Ailemin fertleri tek tek kara toprağa girerek eksiliyor. Ben satranç tahtasındaki boyu devrilesi şah misali orada öylece dikiliyorum. Cenaze namazı kılmak sanki bana farz-ı ayın. Cesetlerle dolu, yanan bir uçağın yaralı pilotu gibiyim.

*

Mezar taşlarına baktıkça kendimi seri katil gibi hissediyorum.


Anne karnından mezara varan yolun trafik polisi gibiyim. 

*

Ölüm karşısında herkes acemidir; ben de öyleyim. Hala hayattasınız aziz okur, şansınız var: Acemi şansı.

*

Eğer bu bir roman olsaydı, sen ve ben şimdi aynı sayfadaydık.

*

Kendimi bazen yarım kalmış bir proje, bazen de gerçekleşmiş bir felaket gibi hissediyorum.

*

Umutsuzluğum, karamsarlığın sularında bir keşif gemisi gibi yüzüyordu.

*

Mezar taşıma "Kurtuluşu için savaştığım ülkeye yeni adapte oluyorum" yazdırmayı planlıyorum.

*

Yıllar bana plakasını alamadığım bir Ferrari gibi çarpıp vınladı..

*

Endişeli, yalnız bir genç kadın bana sığınıyor. Benden bir merhamet damlası, teselli kırıntısı, metanet zerresi umuyor. Halbuki ben onun düşmekten korktuğu uçurumun dibindeyim.

*

Kadere sırtını dönemezsin. Aklın yolu belli; kalbin yoluysa yürüdükçe var oluyor. Düşünceler hep aynı kalabilir, duygularsa mütemadiyen değişir.

*

Kulağı okşayan, ruhu besleyen sesini duyunca "Mucizenin de bir sınırı olmalı" diye düşünüyorum. Ne olduğunu bilmediği bir şeyi çalan hırsızın çaresizliğiyle zırvalıyorum (zira yürekten kan damlarken, ağızdan bal damlamıyor).

*

Bedenin yaşı bellidir, lakin ruhun kaç yaşında asla bilemezsin.

*

Beyin fırtınasında kafayı üşüttüm galiba.

*

Yaşamak, benim kronik hastalığım.

*

Felek, tesadüflerle sağ gösterir ve gerçeklerle sol vurur. Mutluluk, bu ikisi arasında geçen sürede yaşanır.

*

Mezar taşlarındaki ölüm tarihleri, ölülerin bizi kaç yıldır beklediğini gösterir.

*

Vicdanım, okla vurulduğu halde uçmaya devam eden bir yırtıcı kuş gibi çığlık atıyordu.

*

İçimde bir embesil var. Onun hatalarından ders almalıyım.

*

Hayatım, beynimi yıkayıp gözlerimi yakan bir sabun köpüğüydü. Kendi kaderimin kıyısından bile geçememiştim. Hissettiklerim, düşündüklerim ve yaşadıklarımın gerçeklerle hiçbir ilgisi yoktu. Hayat denen oyunun dışında kalmıştım.

*

Mezar taşıma 'Hayat devam ediyor' yazdıracağım.

*

ÇATIRT!
Bu, kalbimin kırılma sesiydi.

*

Aslında bellek zayıflığının temel sebebi toplumsal ilişkilerin düşmanca niteliği. Beyin negatif iletileri; hayatı kısıtlayan veya tehdit eden mesajları siliyor. Aksi takdirde herkes ruh hastası olur. Bu süreç, beynin değerli ve güzel verileri de silme eğilimi geliştirmesine sebep oluyor. Ölümcül tesirlerden uzaklaşmaya dayalı mental strateji, hayata tutunmayı zorlaştıran bir evreye ulaşıyor..

*

Feleğin sigortası atmış ve ikisi tokuşmuşlar.

*

Şimdi'nin 'i'sine vardığınızda 'ş' tarih olur.

*

Şimdi reklamlar. :)
Kalın sağlıcakla..

1 yorum:

  1. Kitap Fuarı için yaptığım listenin ilk sıralarında kendisi , hele ki bu yazını okudum ya almadan dönmeyeceğim anlaşıldı :)

    YanıtlaSil