25 Ekim 2013 Cuma

Hekimoğlu İsmail - Bir Deliyle Evlendim

+ Engin kültürünüzle bilirsiniz ki Müslümanlar geçmişte büyük, çok güçlü devletler kurmuş. Bugünkü Amerika, hala Osmanlı Devleti'ni taklit ediyor. Eğer Türkiye halkı İslam'ın özünü yakalarsa yine süper güç olur. Dünyaya kafa tutar. Biz, Asya'da güçlü devlet aramıyoruz, dost arıyoruz.

- Başörtüsü?..

+ Düşünün, daha elli sene evvel Türkiyeli kadınların yüzde doksanı okur-yazar değildi. Bugün ise Türk kızları liseyi bitirmiş, üniversiteye gidiyor ve İslam'a sahip çıkıyor; çanlar bizim için çalıyor..

Başörtümü çıkarıp çantama koydum, Müdür Bey çok heyecanlandı:

+ Anlaştık değil mi?
- Elbette, ben Amerikalıyım, ülkeme dönmeliyim..
+ Bir kahvemi içiniz, içinde uyku ilacı yok..

Güldüm:

- Uyuyanları da uyandırmayın..

Bir daha gördüm ki en ufak meselelerin ucu, çok büyük hedeflere ulaşıyor. Yeryüzü satranç tahtasında devletler birbirine şah çekerken; ben, bu oyunda piyon olmak istemem.


Kitabın ismine baktığınızda içinden bir romantik komedi çıkacağını düşünebilirsiniz. Ama Hekimoğlu ile tanışanlar varsa böyle bir şey olmayacağını bilir. Kitap Amerika'da doktorasını yapan Müslüman Şeref'in, İngiliz Edebiyatı derslerine giren Hristiyan olan Selena hocasıyla evliliğini anlatıyor.


Sarhoş eşinden yeni boşanmış, hayatın anlamını yitirdiğini düşünen Selena'nın okuldaki odasına bir gün Şeref isimli Müslüman öğrencisi giriyor ve bir mektup veriyor. Şeref mektubunda istihareye yattığını ve hocasıyla evlenmenin hayırlı olacağını anladığından bahsederek evlilik teklifinde bulunuyor. Selena bunu bir oyun olarak görüp kabul ediyor ve olaylar örgüsü Selena'nın günlüğünden okuyucuya aktarılıyor.

Günlük şeklinde yazıldığı için akıcı bir kitaptı. Hristiyan bir kadının gözünden yobaz Müslüman olarak gördüğü eşini anlatması güzeldi. Kitabı sadece Müslümanlık dersi veriyor gibi algılamamanızı öneririm. Bana göre, İslam dini çerçevesinde başka konulara da değinilmişti. Bu açıdan ilgi çekiciydi. 

Sizlerin hoşuna gider mi bilmem, ama benim hoşuma gitti kitap. Bu tarz konulara ilgiliyseniz tavsiye edebilirim. 

*

- Şeref ne kadar acayip değil mi? Türkiye bir sürü masraf yapıp sizleri okutuyor; Amerika beş kuruş harcamadan sizlerden faydalanıyor.. Bazı ülkelerin neden kalkınamadığını şimdi daha iyi anlıyorum.

*

+ Adem aleyhisselam peygamberdir, Havva da aziz bir kadındır, annemizdir. Bana göre yasak meyve nikahsız ilişkilerdir. Müslüman, ayetlere bakıp geçmiştekileri suçlama yerine, o ayetlere uymayı tercih ederse dünya cennet olur. Doğan her çocuk, melekler gibi temizdir, ölseler makamları cennettir.

*

- Bence dinleri insanlar bozmuş, insanların bu dinlere girmesi zorlanmış.. Geçen hafta da camide " Her neye bakarsan Allah'ı görürsün" dedi vaiz. Şeref bunu düzeltti: Her neye bakarsan Allah'ın sıfatlarını görürsün. Mesela kediyi yaratan da Allah'tır. İlim, kudret ve rezzat gibi sıfatlar, her yaratıkta görülür.
-Bozanlar ve düzeltenler, ikisi de kendini dindar ve cennetlik sanıyor, bu nasıl iş?..

*

+ Zalim kadının elinde erkek mazlumdur; zalim erkeğin elinde kadın çaresiz ve perişan..

*

+ Sabah namazına kalkamayan analar bir gecede üç defa, dört defa kalkıyor; of bile demiyor. Analara bu şefkati veren Allah, ne kadar şefkatli ki inkar fırtınaları ve günah selleri bir tufan gibi dünyayı sararken hala yağmur rahmet olarak yağıyor, toprak binbir çeşit sebze ve meyve yetiştiriyor, hala organlarımız rahatlıkla çalışıyor ve biz yaşıyoruz..

*

- Olayların ilmeğiyle hayat kumaşını dokumak istedim; lakin düğümleri çözemedim.

*

Bazen her şeyi bulmak her şeyi kaybetmekmiş.. Durgun sular kokuşurmuş, hep aksaydım..

*

Televizyonlardaki Amerikan filmleri, Müslümanı seccadesinde yakalamıştır. Bu filmlere gözyaşı dökenler, Müslümanların düştüğü kötü hallere dökecek gözyaşı bulamaz, zannındayım. 

*

- Her gün televizyon programlarında sekiz on film varken, insanlar neden sinemaya giderler?
+ İnsan giyinip kuşanmak ister, insan içine çıkmak, görmek ve görünmek ister.. Yumurta gibi bir salonda, üç yönlü açılan perde karşısında, zarif, kibar insanların içinde bulunmak ister..

*

Deha, deliliğin sınırında biter. Öyleyse dehayla deliliğin arasında bir çizgi var, bir sınır; ayağını öteye attı mı delilik..

*

Her çocuk çiçek. İlkbaharda akasya da kayısı da çiçek açar; biri meyve verir, diğeri vermez.. Dkenli bir ağacın malı olan gül, ekseriya onun bunun yakasına takılır. 'Gül yağını eller sürünür, çatlasa bülbül..'

*

- İslam Kalesi'nin burcunda nöbet bekleyen sevgili eşim, Kur'an'a göre Allah, Yahudileri lanetlemiştir, değil mi?
+ Lanetlenmiş kavim yoktur, lanetlenmiş mantık vardır.
- Bir daha söyle!
+ Dindar görünüp dinine ters hareketlerde bulunan, bu hareketini mantıki ölçüler içinde haklı gösteren herkes lanetlenmiştir.

*

+ Yahudiler iki bin sene vatansız, devletsiz yaşadı; dünyanın dört bucağına yayıldılar. Onları Tevrat'la Yahudi kelimeleri birbirine bağladı. Kendi aralarında doğruluğa azami derecede dikkat ederek dünya ticaret imparatorluğunu kurdular. Bu imparatorluğun kralı para, vatanı dünya, tebaası Yahudilerdir. Sermayelerini kültüre yönelterek, basın-yayına yön verdiler..

*

..Bir turist gibi değil, tarihi gerçekleri yüreğinde hisseden bir Mü'min gibi, Mekke'den Medine'ye yola çıksaydm, Kuba'da konaklayıp Uhud'da yaram kanıyormuş gibi su içseydim.. Buhar olsaydım, bulut olsaydım, bu dünyadan uzaklaşıp rahmet şeklinde yağsaydım.

*

El kadar yüzde Allah, milyarlarca şekil yaratmış. Gülen ağız, ağlayan göz..

*

Hayallerim bana gerçeğin yüzünü gösterdi. Her şeyi yapmak isteyenin ayağı kayabilir, doğrulması bile şans olabilir.

*

Diktatörler üstün insanların celladıdır. Kendinden büyük insan istenmeyen lider, yükselen her başı kesecektir.
Pek çok iktidar, konuşan, düşünen, yazan insanlara düşman olacaktır. Çünkü onlar insanlığını yitirmiş, melek olduğunu sanan şeytanlardır. Pek çok iktidar masumların cesetleri üzerinde yükselmiştir.
Milletler ne kadar sürü olursa, devlet adamları o kadar rahatlıkla çobanlık yapabilirler.
Cemiyet çürümüşse ferdi çürütmek isteyecektir. Kıskançlığın ateşine yananlar başkalarını yakmak isteyecektir. Sermayesinin grafiğini yükseltenler, altta kalanlara kulak asmayacaktır.

*

- Seninle ben, insanlara daha çok şey söyleyebiliriz. Hazreti İsa gibi hain edilsek, Hazreti Muhammed gibi Taif'te taşlansak bile..
+ Hayalinin sınırına ayaklarımız ulaşacak mı?
- Ellerimiz yapraklara benziyor; onlar yağmur, biz rahmet istiyoruz.. Olmasın mezarımız, mezar taşımız; bir başka alemden dünya denilen otele geldik ve gidiyoruz..

Yollar boşaldı artık, yolcular buldu vaha,
Yolcular gitmese de yollar gider Allah'a..

*

 İyi geceler sevgili Türkiye'm! 

2 yorum:

  1. Yazının bir kısmını okudum. Kitabı çok merak ettiğim için kalan kısmını okumadım :D Listeme aldım. :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çok sevdiğim kitapların yorumlarını uzun yapıyorum. Özellikle alıntıları abartıyorum. :D Okuyup okumamak sizlere kalmış. Okuduktan sonra yorumunu bekliyorum. :)

      Sil