2 Ekim 2013 Çarşamba

Biz Değerli İnsan Müsveddeleri

Biz insan müsveddeleri çok biliriz her şeyi.
Güleriz, kesin bir işler var bunda çaktırmıyor deriz.
Ağlarız, kesin sevdiğinden ayrıldı der, gıybet ederiz.
Azıcık somurtsak, neye surat yapıyorsun der başımızın etini yeriz.
Soframıza gelen dünden kalmış ekmeğe, 
'bayat bu' der tazesine uzanırız.
Çorabımız delinir, elimize iğne ipliği almaya üşenir 
daha giyilmez bu der çöpe atarız.
Ayakkabımızın modası geçer, eskitmeden yenisini alırız.
Dolaplarımızda daha hiç giymediğimiz kıyafetlerimiz dururken,
gözümüz hep vitrindeki diğer gömlekte kalır.
Biz insan müsveddeleri var ya hani?
Midesi dolu gözü aç insanlar olan biz hani,
Gözü tok midesi aç insanlara birer mahluk gibi bakarız da
bilmeyiz asıl mahluklar biziz.
Bu yağmurda sokakta aç sefil gezen insanların haline üzülüp,
başımızı sokacak bir damımız olmasına şükretmeyiz de,
hep başkalarının hayatına özenir, zengin hayatlar yaşamak isteriz.
Biz gözü aç karnı tok insan müsveddeleri kaybetmek nedir bilmeyiz,
hep kazanmanın peşinde koşarız.
Alçakgönüllülük, paylaşmak nedir bilmeyiz.
Elindekiyle yetinmeyi bilmeyen bizler, 
utanmadan başkalarının elindekine göz diker,
bizim olana kadar pes etmeyiz.
Cesaretimiz hep hırslarımızdan gelir.
Arada bir kabullenip kenara çekilmeyi bilmeyiz.
Öyle gözümüz döner, öyle hırs, kin ve nefretle doldururuz ki yüreğimizi,
güzel olana köreltiriz o yumruk kadar nimeti.
Biz, zavallı insan müsveddeleri,
sevdiğimizi sanırız kimi zaman.
Ama harbi sevdiğimiz zamanlarımız da olur hani.
Sevdalanırız kızlı erkekli.
O yumruk kadar nimetin acısıyla koca bir ömrü deviririz de,
hiç şükretmeyiz halimize.
Ömrümüzde bir kez sevdalanma gafletine düşersek,
feleğimiz şaşırır da adımımızı nereye atacağımızı bilemeyiz.
Bir tek kişilik koltuklarda, bir de çift kişilik localarda yaşarız sevdamızı.
Yani ki, bu sevdanın tek taraflısı da var, kalp kalbe karşı olanı da vesselam.
İkisi de yakar derinden de, biz zavallı insanlar bilmeyiz bu acının kıymetini.
Şu dünyada verilen en büyük nimetin sevgi olduğunu unutur, şükretmeyiz yüreğimizdekine.
Gözü aç insan müsveddeleriyiz biz ne de olsa.
Sevmekle yetinmeyiz. 
Sevilmeyi de isteriz.
Onunla da yetinmez, sadece bizi sevsin isteriz.
Onunla da yetinmez dünyasının merkezinde olmak isteriz.
O da yetmez.. Yetmez işte!
Yetmez çünkü gözümüz aç, görmeyiz gönlümüzün tokluğunu.
Hep başkasının tabağındaki lokmada kalır gözümüz.
Sevdalık zor iştir.
Hırslarımızın esiriyle cesareti yakalarız da, severken korkak oluruz.
Hep karşımızdakinin cesur olmasını dileriz.
'Tutsun kolumdan götürsün beni' deriz.
Nereye mi? 
Yol nereye giderse..
Ben korkuyorsam o bundan cesaret alsın deriz.
Götürmezse de korkak deriz, sevmiyor deriz.
Atarız hemen suçu diğerine.
Sonra ne yaparız?
Onun elini tutacak elimizi üşümesin diye cebinize sokar, 
sevdamızdan kendi payımıza düşen kısmını yükler sırtımıza çeker gideriz.

1 yorum: