4 Ağustos 2013 Pazar

Reşat Nuri Güntekin / Çalıkuşu

Reşat Nuri Güntekin ile bundan yıllar yıllar önce (sanırım bir 15 yıl olmuştur) Çalıkuşu kitabı vasıtasıyla tanışmıştım. İtiraf etmeliyim ki, şu ana kadar yazarın okuduğum ilk ve tek kitabıdır. Beni ayıplayabilirsiniz. Klasik severler "Aman Allah'ım!" gibi bir inilti çıkarabilir. :P Ama öyle oldu işte. Neden öyle oldu emin de değilim. Belki ille de yazar takıntım olmamasındandır. Çünkü 1 sene öncesine kadar elime hangi kitap geçerse okurum edasıyla kitap okuyordum. Hangi kitap olduğunun bir önemi yoktu. Şimdilerde durum biraz karışık. :))


15 yıl önce kitapla karşılaşma olayım ise şöyle gelişmişti. Bir akrabamızın evine gitmiştik. Daha 9-10 yaşlarında çocuğum tabi. Ama acayip bir okuma hevesim var. 2 günde 400 sayfalık kitapları bitiriyorum falan.. Neyse misafirliğine gittiğimiz akrabamızın benden en az 10-15 yaş büyük kızı var. O zamanlar büyük vitrinler vardı bilirsiniz. Vitrinin televizyon konulan bölümünün üst kısmında da kitap vs koymak için açık bölümü var.  İçri girdim, koltuğa oturur oturmaz gözüm hemen tam karşımdaki vitrinin üst kısmında bulunan kitaplara kaydı. Zaten kitaplara ve okumaya aç bir çocuğum. Böyle bir fırsat yakalamak mucize gibiydi. Utana sıkıla rica ettim ve kitaplara bakmaya başladım. Boy da yetişmiyor tabi, sandalyenin üzerindeyim. Elime bir kaç kitap alıp, hanımlar muhabbet ederken ben kitapları inceledim. Gitmeden önce de kitapları geri getirmek şartıyla alabilir miyim diye sordum. Sağ olsunlar, beni kırmayıp verdiler. O gün ordan 3-4 kitap aldığımı hatırlıyorum. Hatta 2 tanesini (bunlardan biri Çalıkuşu) 2-3 kez okudum. 10 gün sonra da kitapları iade edip yerine başkalarını aldım.

İşte Çalıkuşu benim için böyle de özeldir. Üst üste 2-3 kez okuyunca hemen hemen her bölümünü ezberlemiştim nerdeyse... Ve her okuduğumda kalbim küt küt atar. Başka bir tat bu... Feride benim hayallerimin kahramanıydı aslında...

İşte yıllar sonra bu eski dostla yeniden kavuştuk. Bu kez başkasının kitaplığında değil, benim kitaplığımdaki yerini almış oldu. Bir gün zamanı geldiğinde, tıpkı zamanında benim yaptığım şeyi bir başka çocuk (belki de kendi çocuğum) gelip benim kitaplığımdan alarak yapacak. :)


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder