4 Ağustos 2013 Pazar

Fanaa

Geçenlerde arkadaşımın tavsiyesiyle ilk kez bir Aamir Khan filmi izledim: "Fanaa".


Film bildiğimiz sıradan bir aşk hikayesiyle başladı. Kör kız Zooni ve tur rehberi Rehan birbirlerine aşık olur. Tam bu aşkın bittiğini düşünürken birleşmeleriyle filmin bittiğini zannedebilirsiniz. "Daha ne olabilir ki?" İşte bu soruyu sorduğunuzda cevabı da gecikmeyecek. Çünkü film bir anda aksiyon filmine dönüşüyor. Bir dram filmi içinde nasıl bu kadar çok son taşıyabilir izlediğimde inanamadım elbette. Ama birden fazla sona sahip bu film, Aamir Khan'ın diğer filmlerine de merak uyandırdı.

Hint filmleri müzikal türde olduğu için herkesin hoşuna gitmeyebilir. Belki tipler ve davranışlar komik bulunabilir. Ama keyif verici filmler olduğu kesin. (Bana göre yani) Filmde her an biri şarkı söylemeye başlayabilir. Bu onların duygularını anlatma şekli.. :) Ama güzel olan şey söyledikleri şarkıların anlamının büyük olması. Boş şarkılar değil yani.. Hepsi şiir gibi.. (Bizimkilerin yatcaz kalkcaz yatcaz kalkcaz hooop ordayım şarkılarından değil yani :) ) 

Filmde not alınacak çok fazla replik vardı. Hepsi de birbirinden güzel ve ince sözlerdi. Ama not alamadım. Çünkü bunun için her iki dakikada bir filmi durdurmam gerekiyordu. O zaman da film izlemekten çıkardı. Ama aklımda kalan bir sahne repliği var tabi ki. Kör kız Zooni'nin gözlerinden Rehan: 

"- Sesim neye benziyor? 
+ Fırtınadan önceki gökgürültüsü gibi..
- Nasıl kokuyorum? 
+ Yağmurdan sonraki toprak kokusu gibi..
- Tenim neye benziyor? 
+ Dilenci elbisesi giymiş bir prens gibi.."

Filmin en sevdiğim müziği de işte bu:

 https://www.youtube.com/watch?v=5n4-une1aPQ

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder